ÜNİVERSİTE ARAŞTIR BİLGİ İSTE İLETİŞİM

Okumanın Eğitim Üzerindeki Etkisi

Merhabalar,

Oku- fiili dilimizde temel anlamıyla okur-yazar olmayı ifade ederken, pekçok kez de lisans ve lisans üstü eğitimler için de kullanılmaktadır.

Tüm anlamlarını okuduğumuzda ise karşımıza : anlamlandırmak, mana vervek, düşünmek, kavramak ve değerlendirmek gibi kelimeleri karşımıza çıkarmaktadır.

Eğitim hayatında en temel gereksiniminin iki ayağından biridir, o. Bir diğeri için bknz. Yazmak

Harfleri tanımaktan başlar insanın gelişimi kendi dilinde, daha sonra ise öğrendikleri kadar, bildiği kadar yazabilmeyi becerir. Bu beceri sadece eğitim hayatı için değil, tüm hayatı boyunca sürecek öğrenimine temel oluşturur. Girdiği tüm sınavlarda daha hızlı okumayı (dolayısıyla daha hızlı anlamayı) ve cevap olarak doğru seçeneği bulmayı öğrenir.

Peki ülke ve millet olarak okumaya ne kadar değer veriyoruz?

Avrupa’da matbaanın kurulumu ile bizdeki kurulumu arasında yaklaşık 200 yıl var; bizdeki edebi türlerin dağılımı da benzer bir mesafeyi işaret ediyor: ilk roman 15. Yy’da yazılmışken dünyada bizim ilkimiz ancak 18. Yy’a tekabül ediyor. Yine matbaanın kurulumuna ve yaygınlaşmasına baktığımızda dünya ile aramızda 17-19. Yy’lar arası bir fark oluşmuştur.

Tüm bu okuma yazma kültürünün gecikmesi, dolayısıyla düşünmeyi, farklı düşünceleri dile getirebilmeyi, edebi türlerde çeşitliliği ve nihayet okuyan, düşünen ve edebi türler sayesinde hayal ederek farklı yaşamlardan haberdar olan bir toplum olmayı geciktirmiş, zorlaştırmış ve aşağıdaki istatistiğe günümüzde bizi ulaştırmıştır.

METROPOLLERE GÖRE 100 BİN KİŞİYE KAÇ KİTAPÇI DÜŞÜYOR?

1.Hong Kong .........21

2.Taipei..............17.6

3.Madrid..............16

4.Şanghay.............16

5.Toronto.............13

6.New York...........10

.......

16.Stockholm..........3.2

17.Singapur.............3

18.İstanbul...............1



Bu istatistiği haneler üzerinden değerlendirecek olursak kaç evde dişe dokunur (20’den fazla) kitabı barındıran bir kitaplık mevcuttur. Elbette ekonomik şartları değerlendirildiğinde gelir seviyesi düşük ve düşüğün altında fakirlik seviyesinde olan çoğunluğun temel ihtiyaçlarını karşılamadan bir kitaplık oluşturmaya çalışması da düşünülemez. Bu konuda kesin bir cevap almak için satın alınan akıllı telefon sayılarına bakmak iyi bir vizyon kazandıracaktır.

Hal böyleyken hayali yurt dışında okumak olan öğrencilerin gireceği sınavlardaki okuma ve okuduğunu anlamaya yönelik kısımlar şu şekildedir:

TOEFL IBT :okuma ve yazma tüm sınav değerlendirmesinin %50’sini teşkil eder.

IELTS :sadece yöntemi TOEFL IBT’den farklı bu sınav da aynı şekilde yarısıyla sizin okuma ve yazma kabiliyetinizi ‘akademik düzeyde’ ölçer.

SAT (Scholastic Aptitute Test) : Amerika’da lisans eğitimi için girilmesi gerekli bu sınavın da eleştirel okuma ve yazma üzerine kurulmuştur.

GMAT(Graduate Management Admission Test) : İçindeki 3 bölümün (The Analytical Writing Assessment –AWA- ve Sözel bölümü, cümle düzeltme,mantıksal düşünme, okuma ve anlama bölümleriyle) 2’si yine okuma ve anlamadan ibarettir.

GRE (Gradute Record Examination) : Bilhassa Mühendislik ve sözel bilmler alanlarında yüksek lisans ve doktora yapmak isteyenlerin gireceği bu sınav ise yine 3’te 2 oranı ve cümle-metin anlamı ile konu analizi ve tartışma analizi yeteneklerini kapsamaktadır.



Velhasıl kelam okumanın, düşünmenin ve yeni düşünceler geliştirerek bunları yazabilmeyi farklı dilde gerçekleştirmenin yolu daha fazla eğitimden geçiyor. Özellikle metin okuma süresi sosyal medyada ortalama 4 dk’ya düşmüşken...

Yazar Hakkında


Serdal Gezer
E:serdal@academix.com.tr
T:0 216 345 06 05


İlişkili Diğer Yazılar:
» Tüm Yurtdışı Eğitim Makalelerimiz