BİLGİ İSTE İLETİŞİM

İngiltere'de Dil Eğitimi ve Londra'da Yaşam

İngiltere’de Dil Eğitimi ve Londra’da Yaşam
İngiltere’de dil eğitimi hayali kurduğum ilk zamanlarımı hatırlıyorum ve üzerinden tam 11 yıl geçtiğini görüyorum. Evet, İngiltere’de yaşama hayaliyle başlayan macerama hazır olun!

İngiltere! İki kelimeyle anlatılamayacak olması dünya krallık merkezi olması ve dünyanın aslında bir nevi oradan yönetiliyor olmasından kaynaklıdır.

UK-United of Kingdom- Monark sisteminin başında bulunan Kraliçe II. Elizabeth Britanya Milletler topluluğunun genel başkanıdır. Bu topluluğa bağlı bilinen bazı ülkeler; UK (İngiltere, İrlanda, İskoçya ve İrlanda’nın bir bölümü) , Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda.

Kraliçe Elizabeth daha ne kadar yaşar bilmiyoruz ama bizi ilgilendiren kısmına geçsek sanırım daha iyi olacak.

Muğla Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirdikten sonra bir süre havayolu şirketinde hosteslik deneyimim oldu. Sonrasında yaklaşık 2 yıl şehir otelciliğinde ön büro-resepsiyon pozisyonunda çalışırken, İngilizce dilinin hayatımda ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunun farkına vararak araştırmaya başladım. Evet, yaşım 26 idi ve ben de birçoğunuz gibi ‘Ben bu yaştan sonra nasıl dil öğrenirim, nasıl yurtdışında dil eğitimine gidebilirim?’ sorularını bir kenara bırakarak koyuldum yola.

Daha önce adını duyduğum ama haritada tam olarak nereye denk geldiğini bilemediğim Londra’yı Google Earth’ten buldum. O zamanlar bu kadar gelişmiş değildi elbette, şimdi sokak sokak gezip neredeyse inip kahve içeceğim :) ama olsun en azından nerede olduğunu görüp heyecanıma heyecan kattım.

Birçoğumuzun annesi gibi benim de anneciğim önümde set gibi durup gidemeyeceğimi haykırsa da yaklaşık bir ay sonra ben vize işlemlerimi ve uçak biletimi alarak uçakta annemin arkamdan ağlayışına karşılık verir buldum kendimi.

İngiltere’ye ilk vardığım gün uçaktan indikten sonra benden boarding card doldurmamı istediler, onu Türk birini bulup beraber doldurduktan sonra boarding officer dedikleri gümrük memuruna pasaportumla birlikte teslim ettim. Kıt olan İngilizcem ile sorularına cevap vermeye çalıştım ve en önemlisi de gideceğim okulun kabul mektubu ve kalacağım yerin adresi bulunan yazıyı teslim ederek girişimi sağladım. Girdikten sonra beklemeden valizimi alarak beni dışarda bekleyen şoförü bulup kalacağım adrese doğru yola koyulduk. Her şey çok değişikti! İlk intiba bende şu oldu; ne kadar çok yeşil alan var! Bu İstanbul’da pek rastlanmayan şey ve kaldı ki Türkiye’nin diğer yerleri yeşil olsa da bu kadar düzenli ve temiz değildi maalesef!

İngilizce dil eğitimi için, Londra’daki dil okuluna gittiğim günü hatırlıyorum da, ne kadar çok zorlanmışım giderken, hâlbuki o kadar kolay ki, neden bu kadar karmaşıklaştırmışım halen çözemiyorum. Otobüsle Greenwich’e gidip, oradan National Express treniyle London Bridge’e ya da Waterloo’ya gidip oradan da yürüyordum. Çünkü okulum tam ikisinin ortasında bir yerdeydi, o yüzden de hangi tren geldiyse ilk önce ona binip okuluma gidiyordum.

Londra'da Yaşam

İngilizce dil eğitimi için okulun ilk günü seviye tespit sınava girdim ve arkasından benimle en basit şekilde konuşup seviyemi ölçmek istediler, ona göre de beni sınıfa yerleştirdiler.

Ve dönüp baktığımda 3 yılı geri de bırakmışım!!!

Bu 3 yıla neler mi sığdırdım?  Neler sığmadı ki; Mükemmel bir yurtdışı dil eğitimi ve Londra’dan hareketle Oxford, Cambridge, Brighton, Bournemouth, Exeter, Edinburgh, Cardiff, Birmingham, Canterbury, Nottingham, Luton, Derby, Manchester, York, Liverpool, Kent ve buna benzer bir çok yere hızlı ve kolay ulaşım sağlayan National Express Train ve Bus’larla gidip görme ve deneyimle fırsatı yakaladım.

Londra’da dil eğitimi yanı sıra, Sheakspear Globe’da Sheakspear’in oyunlarının yazdığı oyunları kendi tiyatrosunda izleme fırsatı yakaladım. Dünyanın en güzel sahnelerine ve performanslarına sahip National Theater’da tiyatro War Horse oyununu ve adını şuan yazamayacağım kadar çok oyun izleme fırsatı yakaladım.

Dünyanın birçok ülkesinden gelen film festivallerine katıldım; Human Rights Film Festival, East Far Film Fest, London Film Fest, İranian Film Fest, Chinese Film Fest gibi festivalleri BFI (Waterloo) ve CIA (Leciester Square) gibi salonlarda izleme fırsatı yakaladım ve ömrüm boyunca bir daha aynı tadı, heyecanı ve kaliteyi başka hiç bir yerde bulamayacağımı biliyorum. Ama bunları o yaşlarda ve o zevkte izlemiş ve tatmış olmak beni şuan ki ben yapıyor ve bundan kaynaklı çok mutluyum ve herkesin aynı heyecanı ve tadı tatmasını isterim ve dilerim!

Yazar Hakkında


Gülseda ÇELİK
Yurtdışı Eğitim Danışmanı
E:gulseda@academix.com.tr
G:+90 530 405 69 89
T:+90 212 249 94 89


İlişkili Diğer Yazılar:
» Tüm Yurtdışı Eğitim Makalelerimiz