ÜNİVERSİTE ARAŞTIR BİLGİ İSTE İLETİŞİM

Politecnico Di Milano’da Bir Mimar



Lisans dönemimin son döneminde hissedilen şimdi  ne olacak sorusunun yanıtı ile kimi zaman İstanbul’da kalan kimi zaman da Amerika, Avrupa diğer günlerde   kendinizi Yeni Zelanda, Singapur’da bulabildiyorsunuz, tabiki eğer sizlerde benim gibi ne yapacağınızdan  tam olarak emin tam değilseniz bir çok opsiyonlar içinde kaybolduğunuz bir dönem.  Arkadaşlarınıza, profesörlerize öneriler de bulunmaları  için konuşuyorsunuz. Belkide ben gibi hemen  hemen  tüm yurtdışı eğitim fuarlarının muallimi oluyorsunuz. Danışmanlık şirketlerlerin kapılarını aşındırıp, dümensiz kadırga gibi o düşünceden öbürüne uyanıp, kendinizi dünyanın çeşitli yerlerinde eğitim almayı ve yaşamayı, hayal ederken buluyorsunuz. Sonunda şanslıymışımki sonunda samimi ve içtenlikte önünüzü görmenizi sağlayacak bir yerde Academix’de bulmuşum kendimi. Bu şekilde başlamıştı, Politecnico di Milano’da yüksek lisansımı yapma serüvenim. Her şey kafanızda netleştiğinde, artık gerisi oldukça hızlı gerçekleşiyor ve aniden kendizi sevdiklerinize veda edip, ilk aşkın kokusu burnunuzda hissederek yeni bir yere ve yeni bir hayata adım atıyorsunuz.

Görüyorum ki gitmeden önce bin bir çeşit sorular, endişeler oluyor birilerine ulaşmak aklınızdaki soruları direkt olarak sorarak, kontrol altında tutmayı itiyorsunuz. Fakat, ben İtalya’ya ilk adım attığından itibaren aslında her şeyin oldukça kolay olduğu, ve sırası ile hepsinin halledildiğini, aylarca kafanızı kurcalayan soruların bir kaç dakika içinde hallolduğunu görüyorsunuz.  Endişelerinizi bırakıp, şehrin ritmine uyup, adım adım kalacağım yere doğru yola çıktım. Politecnico di Milano’nun Piacenza’daki kampüsünden kabul aladığım için, yolum Milano’dan sonra bir 40-50 dakikalık tren yolculuğu gerektiriyordu. O anda aklımda oluşan soru İtalyanca gerçekten yüksek sesli bir dilmi yoksa insanlar bu kadar çoşku ile mi yaşıyor olmuştu. Belkide henüz italyancaya hakim olmamam bu dile karşı beni daha hassaslaştırıyordu.

İnsanların size yardım etmeye istekli oluşu bir avantajdı, yol boyunca en küçük şeyleri bile en yakındaki birine sorarak çözebilirsiniz. Sonrasında küçük bir gülümseme ve mutluluk kalacaktır yüzünüzde. Yolumu kaybetmiştim sonunda otobüs  durağındaki  birilerinden yardım istediğimde herkes benim  için seferber  oldu, evet ingilizce konuşabilen biri yoktu, sanırım İtalya’da en çok karşılaşılan durum İngilizce bilen kişinin fazla olmayışı, hatta Fransızca biliyorsanız daha avantajlı olduğunuzu söyleyebilirim. Bir anda duraktaki herkes benim içim tartışır oldu, biraz sesli oluşu elbette “neler oluyor?” sorusunu yaratıyor, konunun ben olduğumu, elleri ile farklı yönlere doğru işaretleranlayabiliyorum. Aniden içlerinden, yaşlı bir italyan kadın elimden  tutup  beni Otobüse  bindiriyor, onunla  gitmemi  istediği anlayabiliyorum. O zamanlarda  İtalyanca anlayamasamda benimle yürüyüp gideceğim yeri gösterecek  kadar nazik bir hanımefendiydi.

Piacenza, Milano’ya yakın olmasına rağmen küçük bir İtalyan şehri. İstanbul’dan sonra burada neler yapacağım diyebilirsiniz. Aslında küçük olsada içinde  bir çok şey  barındırabiliyor.  Küçük  bir yerde  yaşamamanın farklılıklarını deneyimliyorsunuz.  Yolda,  size banka  hesabı  açan  kadınla karşılaştığınızda sizi selamlıyor, bisikletinizle okula giderken  her sabah  arkadaşlarınızı, ya da çevreden  insanları görüp  konuşma imkanı elde ediyorsunuz. Kalabalığa, özlem duyduğunuzda ise Milano bir tren uzaklıkta, gidip haftasonunuzu Milano’da yaşayan arkadaşlarınız ile geçirebilirsiniz.

Gelelim okula, oldukça enternasyonel bir arkadaş çevresi ile karşılaşıyorsunuz. Derslerde, eğitim dili inglizce de olsa bazı İtalyan profesörlerin, güçlü italyan aksanından  kolayça çıkamamış olması il seferde  alışma süreci gerektiriyor.  Bunun dışında bir çok İtalyan  olmayan  çoğunluğu ispanyol olan profesörlerimizde  var. Okul size bir çok sosyal ve eğitimsel avantaj sunabiliyor. Mesela ASA school diye programa  katıldım,  bu sayede Renzo Piano ile tanışıp, onun ofisinde 2 hafta geçirebilme olanağı hiç şüpesiz en önemlisiydi benim için. Bunun dışında, İtalya’da yaşıyorum, diyerek katıldığım ‘how to cook ESN’  kendizi profesyönel bir mutfakta Lazanya yaparken bulabilirsiniz. Bunun dışında bir çok konferans ve workshoplara  katılabilirsiniz. Derslerde daha  gruplar  halinde  çalışması benim  yabancı  olduğum  bir şeydi, bana  en çok taktıkda  bulunduğu
şeylerden biride kesinle ekip çalışması anlamında  kendimi geliştirmem oldu. Eğer italyanca bilmiyorsanız 6 kişilik grupta 5 İtalyan ve bir Türk olmamanız olacaktır.  İtalyan öğrencilerin içinde çok iyi İnglizce konuşanları olsada, aniden dilin italyancaya kolayca kayabildiğini görebilecek- siniz. Milano içinde. Bunun dışında bir çok indirimli seyahetler düzenleniyor, bu hem farklı arkadaşlar ile tanışmak için de imkan sağlıyor.

Milano, Avrupanın merkezine yakın oluşu bir çok yere kolayca seyahat etmenize olanak sağlıyor, bunun dışında kısa seyahatler için İtalya’da hafta sonu trene atlayabilirsiniz. Ayrıca 1 euro ya kullanabileceğiniz otobüsler var. Henüz denemedim ama deneyen  arkadaşlarım var. 1 euroya floran- sa’ya Genova daha bir çok yere gidebilirsiniz. Milano içinde  toplu taşıma yanısıra, şehrin içine yayılmış Fiat 500 arabaları görebilirsiniz, sadece aplikasyonu indirip üye olmanız yeterli size en yakın aracı haritadan  görüp, alabilirsiniz oldukçada ucuz taksiye kıyasla, gideceğiniz yere gidip orada bırakıp kapatabilirsiniz. Milano’da en çok arkadaşlarımla tercih etiğimiz bu oluyor. Son adımda Piacenza ise şehir içinde otobüsler var fakat, bisiklet ana ulaşım aracı diyebilirim.

Konaklama konusunda,  Piacenza da okulun yurdunda  kalıyorum. Oldukça memnunum ilk geldiğinde  biraz ürkütücü bulmuştum, bu kadar eski bir bina içinde uyumak inasana aniden izlediği korku filmlerini hatırlatıyor. Kampüs küçük olduğundan herkes herkesi tanıyabiliyor bu yüzden yurt ortamı da oldukça sıcak, bazen küçük partiler etkinler düzenleniyor.



Milano ile Piacenzayı kıyaslar isem Milano elbette  daha pahalı hatta bir çok seyehat ettiğim Avrupa şehrinden daha pahalı diyebilirim. Bu yüzden Piacenza’da olmak öğrenci bütçesi ile yaşayanlar için daha avantajlı olabiliyor.  Eğer çok masrafdan  kaçınmak istiyorsanız, gerçekten  önerebi- leceğim  bir tercih.   Bunun dışında, ikinci dönemdeki  ders yoğunluğu  düşünüp Milano’da  eve çıkıp, haftada  bir kaç gün  Piacenza’ya  okula gitmek’de diğer yandan mümkün Her saat aralığında geceleri hariç tren bulmak kolay. 40- 50 dakika uzaklıktaki şehre ulaşım özelikle İstanbul’da yaşamış olanlar için büyük bir sorun değil. Gece kalmak istiyorsanız, imdadınıza Milano’da yaşayan arkadaşlarınız yetişecektir.

Yaşadığım yer ve okulla ilgili daha çok konuşabilirim elbette, fakat önemli olan sizin ne istediğiniz. Her yerin her şeyin kendine özgü artıları ve eksileri vardır. Bu konuda  elbette  iyi bir yurtdışı danışmanlık ofisi ve sizi iyi bir şekilde analiz edip sizinle örtüşen tercihleri karşınıza içtenlikle sunacak  kişilerden desten  alınması önemli. Dünyanın bir çok yeri sizin için bir outfit görünüşüne sahip önemli olan sizin hangisini giymek istediğiniz ve giydiğinizde kendinizi bulup mutlu olabileceğiniz, bu konudada kaliteli bir stilist hassiyeti ile çalışan daha öğrencilerin dilinden anlayabilen kadrosu ile Academix ve başta bana yardımcı olan Selçuk bey ve diğer çalışanlarını önerebilirim.

Sezer Türkmen
Politecnico di Milano – Piacenza, İtalya
2015 Master Öğrencisi
Academix Danışmanı: Selçuk Berber
selcuk@academix.com.tr
0 216 345 0605



İlişkili Diğer Yazılar:
» Tüm Yurtdışı Eğitim Makalelerimiz